ezomin bişeyler diyor14 yorum var - 28 Haziran 2008 01:28Sıradan bir gündü. Dündü. Gel dedi bir ses. Taa kaç zamandır özlemimde hayalimde olan o tok ses. Koştum mu uçtum mu bilemedim.
Adını söyleyip te değersiz dilimde eskitmeye kıyamadığım canımın canı da ordaydı. Gülümsedi bana sohbet te ettik. Ortayla geçtim dedi biraz sıkılarak. Omuzlarındann tutup yüreğime basasım geldi yapamadım… Gülümsedim.
Çalan bağlama sesinde kendimi bulduğum ve o tezene tutan eller için ömrümü seve seve verebileceğimi fark ettiğim bir anda geldi o ses: “”yemek hazır!...”” joleli saçları ışıl ışıl gözleri küçücük elleriyle yemek hazırlamıştı bize evin yakışıklısı. Hiç kalkmak istemedim oturduğum koltuktan, her şey ne güzeldi. Kahkahalar atarak, acı biberi birbirimize satarak yenilen yemek. Boğazıma takılan lokmalarda düşündüğüm buydu işte: Böyle olsaydı keşke hep. Canım, Canımın Canı ve ben. Hiç olmayacağını bilerek. Köftenin baharatı birazca kaçardı hani üzüntü anımıza denk gelen karışımlarda...hiç olmayacakları bilirim de biliriz hani olmasını delicesine dilerken...birazcık tuzu eksik zamanı iyice uzatabilmekçesine... esocan 28 Haziran 2008 02:00ben yorum yapmasam. çok pis senaryolar yazdım kafamda şuan; buraya aktarıp rezil olmak istemıyorum. thejojoba 28 Haziran 2008 02:19ben bu olayı çözdüm sanırım yanlışsam söyle ezo decesle 28 Haziran 2008 03:24anladım hemen okur okumaz decesle 28 Haziran 2008 03:33neden bunu kendine yaşatıyorsun neden gidip istediğin insanların yanında olmak yerine 'ama' diye başlayan cümleler üretip üzüyorsun kendini? onurali 29 Haziran 2008 00:16bu yazıya puanı basanlar:
|