ezomin bişeyler diyor7 yorum var - 05 Temmuz 2008 04:16ne güzeldi o günler bir yandan notaları ile şarkı söylerken bir yandan dibi tutmasın diye tencereyi karıştırmayacaksın yanıbaşımda artık hiç.... seninle yemek yemekten çok yemek yaparken seni izlemeyi özledim.. 3 yorum var - 03 Temmuz 2008 03:49Başka türlü birşey benim istediğim Nerde gördüklerim nerde o beklediğim Bir başka yolculuk dalından düşmek yere Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere Başka türlü birşey benim istediğim Nerde gördüklerim nerde o beklediğim 14 yorum var - 28 Haziran 2008 01:28Sıradan bir gündü. Dündü. Gel dedi bir ses. Taa kaç zamandır özlemimde hayalimde olan o tok ses. Koştum mu uçtum mu bilemedim.
Adını söyleyip te değersiz dilimde eskitmeye kıyamadığım canımın canı da ordaydı. Gülümsedi bana sohbet te ettik. Ortayla geçtim dedi biraz sıkılarak. Omuzlarındann tutup yüreğime basasım geldi yapamadım… Gülümsedim.
Çalan bağlama sesinde kendimi bulduğum ve o tezene tutan eller için ömrümü seve seve verebileceğimi fark ettiğim bir anda geldi o ses: “”yemek hazır!...”” joleli saçları ışıl ışıl gözleri küçücük elleriyle yemek hazırlamıştı bize evin yakışıklısı. Hiç kalkmak istemedim oturduğum koltuktan, her şey ne güzeldi. Kahkahalar atarak, acı biberi birbirimize satarak yenilen yemek. Boğazıma takılan lokmalarda düşündüğüm buydu işte: Böyle olsaydı keşke hep. Canım, Canımın Canı ve ben. Hiç olmayacağını bilerek. 3 yorum var - 17 Haziran 2008 01:18aramızdaki kilometrelere yollara denizlere inat kirpiklerimden sana doğru süzülen... 11 yorum var - 14 Haziran 2008 23:45Ben umutsuzca sevdim seni Ben umutsuzca sevdim seni Ben umutsuzca sevdim seni Ben umutsuzca sevdim seni 1 yorum var - 14 Haziran 2008 20:42Artık sensiz olmam imkansız 3 yorum var - 25 Mayıs 2008 01:59SANA AŞKI YAŞATIRIM DAHA KÜÇÜK AŞKLARA KATLANAMAZSIN ,BENİ BENLE BİR ÖMÜR BOYU YAŞAMAK İSTERSİN BIRaKIRIM SENİ KAÇARIM AĞLARSIN ARARSIN BULAMAZSIN YAPAMAZSIN KİMSEYLE..BEN GİDERİM VE BİR ÖMÜR BOYU ARKAMA BAKMAM BEKLERSİN ARKAMA BAKIP DÜŞEYİM GİDEMEYEYİm DÖNEYİM DİYE AMA BEN SADECE ÖNÜME BAKARIM VE YÜRÜRÜm HATTA YÜRÜMEK BANA GÖRE DEĞİL KOŞARIM KOŞARKEN EZERİM ZAYIF OLANLARI ACIMAM YIKARIM DAĞLARI TABULARI İNANÇLARI BEN BU'YUM İŞTE NE ŞEYTAN NE MELEK!!! BENİ Bİ BAŞKASIYLA UNUTMAYI ASLA DENEME.. dedi bana gözleriyle elleriyle herşeyiyle bağıra bağıra ama; 1 yorum var - 06 Mayıs 2008 19:47Şu özgür kuş 4 yorum var - 06 Mayıs 2008 19:07Uzun zamandır güneşi göremiyordu sanki gozlerimiz ama bahar geldi nihayet… Bir umut, bir güzellik sardı etrafımızı. Yeniden doğuyor herşey, yeniden canlanıyor heveslerimiz. Dünyaya yeni hayatlar geliyor her gün, neşe kaynağımız oluyor, koşturmamız, yaşama sebebimiz oluyor. Baharın kokusu yaşadığımızı hatırlatıyor bize ve hayata yeni gözlerini açan canlıları. Hiçbirimiz vazgeçemiyoruz yaşamaktan. İlk Bahar aylarında kim düşünmek ister ki ölümleri… İnadına yaşama isteği doluyor ciğerlerimize her nefeste! Kışlıkları kaldırıyoruz birer birer, temizlikler başlıyor, tüm negatiflikleri temizliyoruz evlerimizden. Gönüllerimizde çiçekler açıyor. Kıyafetleri tek tek atıyoruz üstümüzden, kendimizle karşılaşıyoruz aynada ve alışmayı öğreniyoruz kendimize, sevmeyi öğreniyoruz yeniden, saklamamız gerekmiyor artık bedenlerimizi. Ruhsal olarak yenileniyoruz, sevdikçe saklamak istemiyoruz düşüncelerimizi, gülümseyişlerimizi… Doğaya kavuşuyoruz yeniden, suya, toprağa ve nefes almayı seviyoruz baharda. Canımız yanmıyor, geçmiş yıkılmıyor üstümüze, biz koşmaya başlıyoruz üstüne üstüne ve yarattığımız rüzgarı seviyoruz. Yaratabildiğimizi görüyoruz yeniden, yaratılanları hatırlıyoruz. Dünyanın döndüğünü, hayatın hiç durmadığını görüyor, yola koyulmayı istiyoruz bir hevesle! Doğaya baktıkça kendimize yetebileceğimizi anımsıyoruz… Kendimizle yeniden tanışıyoruz ve unuttuğumuz tüm duyguları sandıklarından çıkartıp tozlarını alıyoruz tek tek. Bahar kokusunu sindiriyoruz çarşaflarımıza, sevmek istiyoruz sonsuzca. Yürüyüşlere çıkmak, koşmak, gülmek, eğlenmek, hava almak istiyoruz, hatırlamak istiyoruz, tatmak istiyoruz yaşamı yeniden. Her duyuyla hissetmek yeniden hayatı… Kuşları dinliyoruz, çiçeklere dokunuyor, kokluyor ve doğayı izliyoruz, ruhumuza işliyoruz her detayıyla baharı… Keşke her mevsim ilk bahar olsa, keşke insanlık yaşamın anlamlarını sadece senede bir mevsim hatırlamasa! Kapılarınızı açın hadi, bahar geldi, umutlarımız geri geldi… 14 yorum var - 28 Nisan 2008 18:06Zaman şimdi eski yaralara mazi rengi tütün basma zamanı, şimdi veda ederken uzatıp elini sıkamadığım elimin tersiyle gözyaşımı silme zamanı. Şimdi çıkamadığım güneşlere yüz verip yaralarımı kurutma zamanı. Şimdi tüm duaların kabulü için derin bir aşkı adak edip maziye, 2 yorum var - 28 Nisan 2008 18:00Benim olmamışsın hiç. 9 yorum var - 26 Nisan 2008 19:08Agır bir hasta hastanede. Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber bekliyor. 2 yorum var - 21 Nisan 2008 23:36Giderken sen, kırk bir parçaya bölündüm. Yüzümü çevirmedim, başımı eğmedim, beni gizlemedim. Göz yaşlarıma set çekmesini bildim ama yüreğimin kanamasına hala bir derman bulmuş değilim. Gittin de ne oldu, başın göğe erdi mi? Zalımın kızı, sılada mutlu musun şimdi?.. Hani lafta “Altı üstü bir hayattı”... Her şey altı üstü bir hayat ise, nerede bu cümleyi konuşan yürek nerede? “Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil, yarın gibi bir şeysin sen ..” üstat böyle söylüyordu, bizde kendi halimizce, işte böyle bir sevdanın yürekleriyiz dercesine, susup kalıyorduk, oldu mu şimdi ... Allah’ım!.. duy sesimi, dermanı olmayan aşk acısını hak edecek; dinmek tükenmek bilmeyen, bu kalp sızılarını, çekilir gibi olmayan bu yürek kasılma sancılarını, hak edecek ne yaptım ben ... bilseydim bu aşkın bu kadar umutsuz, aşıkımın bu kadar umarsız ve bir bu kadar yüreksiz olduğunu hiç sevdalanır mıydım, hiç yürek paralar mıydım. Dönme dolap bir hayatın, atlı karınca çocukları bizler, yeterince üzüldük. Artık aşk tedavülden kalkalı yıllar oldu, yerini “YALAN” diye ne olduğu halen bilinmeyen iğrenç bir mikrop aldı, bilim adamları yıllardır formülünü bulmuş değil, çalışmalara bu ara Türk Dili Ve Edebiyatının en mükkemel kalemleri ve bir taraflarda da, unutulduğunu düşündüğümüz, sessiz çoğunluk can yürekler, bu iğrenç virüsün, insan yüreği üzerindeki ölümcül etkilerinin nedenini ve “YALAN” isimli kanserin panzehirini bulmak adına, araştırmalarını büyük bir hız ve titizlik içerisinde sürdürmekteler... Papatyam, sen yazdıklarıma aldırma, anlattıklarımı sitem sayma, yokluğunda elden bir şey gelmiyor, duygu limanlarındaki, duygu esnemelerim beni zaman zaman tutarsız bir ruh hali içerisine sokuyor. Biliyorsun “ACI TEK KİŞİLİKTİR, TEK BAŞINA YAŞANIR VE SOYLUDUR” neyse sana yazacaklarım şimdilik bu kadar, bir başka mektupta, bir başka duygu esnemesinde görüşmek üzere... öperim... |